İSKİTLER TÜRKTÜR !

İSKİTLER TÜRKTÜR !
"Hint-Avrupalı Olduğu Tezi Emperyalizmin İleri sürdüğü görüştür.Bilimsel Metod ve Araştırmalarla bağdaşmaz."
Doç. Dr. Eren KARAKOÇ /Gazi Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Bilim Dalı-ANKARA
Öncelikle makalemde bir sürü antik tarihçi, arkeolojik kaynak ve modern tarihçi incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca makalemin bir benzeri bilimsel, uluslararası ve hakemli bir dergi olan Akademik Bakış dergisinde kabul edilmiştir. ” Karakoç, E. (2017). “İskit Türklerinde Kadınların Önemi”. Akademik Bakış Dergisi, 61,522-532.“
İskitlerin Hint-Avrupalı olduğu tezini Avrupalı tarihçilerin bir kısmı söylemektedir. İskit dili analizlerine bakıldığında, dilin içinde en az 250 saf Türkçe fiil ve binlerce ismin var olduğu anlaşılmıştır. Yapısının ise sondan eklemeli Ural-Altay dil grubuna ait olduğu da açıktır. Gelenek-göreneklerine bakıldığında (tamga geleneği, kan kardeşlik geleneği, nazar boncuğu geleneği, şamanizm geleneği, Göktanrı geleneği, kurgan geleneği, giysilerinin yapısı, savaş karakterleri, isimleri, metal işçilikleri, yaşadıkları ve yayıldıkları coğrafya (Orta Asya’dan-Avrupa’ya)) neredeyse tamamen bir Türk uygarlığıdır. Hatta sonraki Bizans tarihçileri, Türklükleri tüm Dünyaca kabul edilmiş olan Göktürkler ile karşılaştıklarında, konuşmalarını, giyinişlerini, davranışlarını ve geleneklerini o kadar benzer bulmuştur ki, onlara İskitler diye hitap etmiştir (Kaegi, W. E. (2003). Heraclius: Emperor of Byzantium (First Edition) Cambridge:Cambridge University Press, 140-151.).
"Hint-Avrupalı Olduğu Tezi Emperyalizmin İleri sürdüğü görüştür.Bilimsel Metod ve Araştırmalarla bağdaşmaz."
Doç. Dr. Eren KARAKOÇ /Gazi Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Bilim Dalı-ANKARA
Öncelikle makalemde bir sürü antik tarihçi, arkeolojik kaynak ve modern tarihçi incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca makalemin bir benzeri bilimsel, uluslararası ve hakemli bir dergi olan Akademik Bakış dergisinde kabul edilmiştir. ” Karakoç, E. (2017). “İskit Türklerinde Kadınların Önemi”. Akademik Bakış Dergisi, 61,522-532.“
İskitlerin Hint-Avrupalı olduğu tezini Avrupalı tarihçilerin bir kısmı söylemektedir. İskit dili analizlerine bakıldığında, dilin içinde en az 250 saf Türkçe fiil ve binlerce ismin var olduğu anlaşılmıştır. Yapısının ise sondan eklemeli Ural-Altay dil grubuna ait olduğu da açıktır. Gelenek-göreneklerine bakıldığında (tamga geleneği, kan kardeşlik geleneği, nazar boncuğu geleneği, şamanizm geleneği, Göktanrı geleneği, kurgan geleneği, giysilerinin yapısı, savaş karakterleri, isimleri, metal işçilikleri, yaşadıkları ve yayıldıkları coğrafya (Orta Asya’dan-Avrupa’ya)) neredeyse tamamen bir Türk uygarlığıdır. Hatta sonraki Bizans tarihçileri, Türklükleri tüm Dünyaca kabul edilmiş olan Göktürkler ile karşılaştıklarında, konuşmalarını, giyinişlerini, davranışlarını ve geleneklerini o kadar benzer bulmuştur ki, onlara İskitler diye hitap etmiştir (Kaegi, W. E. (2003). Heraclius: Emperor of Byzantium (First Edition) Cambridge:Cambridge University Press, 140-151.).
Bir uygarlığın hangi millete ait olduğunu anlamak isteyen Dünya’daki tüm tarafsız tarihçiler bunlara bakarak çıkarım yaparlar. Dünya’da bahsettiğim bu sosyal ve kültürel olguların neredeyse tamamını, tüm tarihçilerin onayıyla Türkler yapar. Azıcık kafası çalışan ve yorum yapabilen biri, hatta bir çocuk dahi bu kanıtlardan İskitlerin Türklerle bağlarını anlar. İskitlerin 19. ve 20. yüzyıllarda Hint-Avrupalı olduğunu söyleyen ilk Avrupalı tarihçilerin amacı bilim yapmak değil, siyasete yaranmaktı. Onlar da tüm bu kanıtlardan, kadınlarına, başka hiçbir kavmin sağlamadığı hakları sağlayan, müthiş gelişmiş metal işçilikleri ortaya koyan kavmin Türk olduğunu bal gibi biliyorlardı. Ama hem işlerine gelmiyor, hem de Osmanlının geri kalmışlığına bakarak buna ihtimal veremiyorlardı.
Eğer bu kavmin Türklükle bağlarını kabul ederlerse, o zaman Avrupalılar tarafından politik ve siyasi olarak uygulanan, Türklerin hep geri kalmış, medeniyeti öğrenemeyen Barbarlar olduğu ve savaşılıp, topraklarından atılmaları gerektiği tezi çok büyük yara alacaktı. İskitlerin Türklükle bağları kabul edilirse, emperyalistlerin ordularını destekleyen en büyük destek, yani kamuoyu ve halk desteği kaybedilecekti. Tarih, medeniyetin ilk zamanından beri siyasetle iç içe ve toplumların hayatları için çok önemli olmuştur. Avrupalı emperyalistler de bunu her zaman bilmekteydiler ve sömürmek istedikleri halkların önce tarihini ezmişler ve yalanlamışlardır (Bu bugün de farklı olgularla medya, sosyal medya ve kurulan gizli emperyalist destekli dernekler tarafından icra edilmektedir.)
Çağdaş Türk Devleti’nin kurucusu Atatürk de buna engel olmak istemiştir. O yüzden en fazla tarihe önem vermiştir. Bu konuda araştırmalar yaptırıp, gerçeği ortaya çıkarttırmıştır. İşte Atatürk’ün büyüklüğünü kanıtlayan bir sebep daha… Bu sebeple şu an İskit konusunda iki ana görüş bulunmaktadır. Birincisi, 19. yüzyılda emperyalizmin geleneğini sürdüren tarihçilerin savunduğu İskitlerin Hint-Avrupalı olduğu görüşü, ikincisi gerçek bilimsel metodlarla incelemeler yapan gerçek tarihçilerin görüşü (İskitlerin Türk olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyan ve başta gelen tarihçiler şunlardır: B. G. Niebuhr, A. D. Mordmann, O. Franke, E. H. Minns, M. Ebert, J. Junge, T. T. Rice, O. Süleymanov, E. Seyidof, M.T. Tarhan, Z. V. Togan ve son olarak benim Doçentliğimi almamda en büyük destekçim olan sayın hocam Prof. Dr. İlhami Durmuş. Arzu eden arkadaşlar bu tarihçilerin eserlerini inceleyebilirler.).
Kendi Görüşüm
Ben bir Akademisyen olarak, herhangi bir konu hakkında yazmadan önce o konuyla ilgili tüm yazılanları incelemeye çalışır, birbiriyle karşılaştırır ve en doğru olanı ortaya çıkarmaya çalışırım. Sonrasında ortaya çıkan gerçekleri kabul eder, bunları kendi yorumumla harmanlayıp yazarım. Gerçek tarihçilik budur. Türkiye’de ve Dünya’nın çoğu yerindeki tarih anlayışında eksik olan budur.
Kendi Görüşüm
Ben bir Akademisyen olarak, herhangi bir konu hakkında yazmadan önce o konuyla ilgili tüm yazılanları incelemeye çalışır, birbiriyle karşılaştırır ve en doğru olanı ortaya çıkarmaya çalışırım. Sonrasında ortaya çıkan gerçekleri kabul eder, bunları kendi yorumumla harmanlayıp yazarım. Gerçek tarihçilik budur. Türkiye’de ve Dünya’nın çoğu yerindeki tarih anlayışında eksik olan budur.
Yine de bu anlayışa karşı çıkan ve sadece gerçekleri yazan çok kaliteli Türk ve yabancı tarihçiler de vardır. Ancak bunların önü, Dünya’ya hakim olan ve her devleti etkileyen kapitalist sistem tarafından kesilmekte ve açıklamaları engellenmektedir. İnternet gibi bir nimet varken, bizim amacımız yanlı ve yansız tüm kaynakları incelemeye çalışıp, ona göre yorum yapmaktır. Bu arada Türkler hakkında genel bilgi mahiyetinde bir kitap önerisi yapabilirim. “Jean Paul Roux, Türklerin Tarihi” Görüldüğü gibi yazar bir Fransız olmasına karşın çok objektif açıklamalar sunmaktadır. Hatta kitabında, kendisinin de dahil olduğu Fransız, İngiliz ve diğer önde gelen Avrupalı siyasiler ve tarihçiler tarafından Türkler hakkında yanlı ve yanlış bilgilerin bilerek sunulduğu belirtilmektedir.
Selim Sarısoy
Selim Sarısoy

Yorumlar
Yorum Gönder